3 Mart 2018 Cumartesi

Expensive membros do google plus, siga minha página
ou mundo é mais forte do que nós. Somos fortes que nós o amamos e o círculo de amor está se expandindo aqui
,

POPULAÇÕES TURAS DA ASIÁTICA CENTRAL.


TRABALHOS DE KARAÇAY TURCO GURUBU.



Valiosa comunidade e amigos da comunidade Eu não sou um escritor de história ou escritor de romances
Uma realidade científica e histórica os escritos que estão nas minhas páginas. Todos vocês, meus amigos, estão sempre me seguindo
Em uma amizade de nível, todos vocês meus amigos são todos meus amigos, minhas páginas são amizades dos meus amigos e o resito é o mesmo
Agradeço a todos porque recebo o seu óleo para a sua amizade com sua própria obrigação, para essa aceitação essa responsabilidade na memória do meu professor.
Tentei explica ou seu trabalho ou mundo, é é, depois da morte do meu professor,
Eu compartilhei com você todo ou mundo que eu compartilhei com você e tentei te diga por computador e agora eu digo a você
Eu entendo que eu tenho que adicionar às páginas recebidas.
Estou satisfeito com você, enquanto nos entendemos, vamos crescer de novo e novamente Nós cresceremos Blogger Pages
25 mil pessaas passaram não YouTube, então é não Tumblr, então, na internet, e também uma força da amizade e fazer respeito

2 Mart 2018 Cuma

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


KARAÇAY TÜRKLERİ ÇALIŞMA GURUBU.



SEKELİSTANA ÖZGÜRLÜK SEKELLER AVRUPA DA AYYILDIZ LI BAYRAK DALGALANDIRAN TEK TÜRK ÜLKESİDİR VE ONA SAHİP  ÇIKILMALIDIR.



Giriş

Sekelistan masallardaki gibi neredeyse hiç bilinmeyen bir ülkedir. Bu ülkeyi efsanelerin ve yanlış bilgilerin ardında kalmış bir kara parçasının sonunda bulabilirsiniz. Transilvanya’nın doğusunda, esasen Karpat Dağlarının doğu silsilesinde yer alır. Yüzölçümü yaklaşık 13,500 km2  (Lübnan’dan biraz daha büyük) nüfusu ise 700,000 civarındadır (İzlanda nüfusunun iki katından daha fazla).

Sekellerin Tarihçesi

Sekeller, Macar lehçelerinden birinin farklı ağızlarını konuşurlar; fakat farklı bir topluluktur. Sekellerin kökeni efsanelerin arasında kaybolup gitmiştir. Kendi inanışlarına göre Atilla’nın 453’te ölümü ve devamında gelen Hun İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında Karpat Havzası’nda muhkem bir yere çekilen 3000 Hun savaşçısının torunlarıdırlar. 895’te Macarlar gelene dek burada varlıklarını devam ettirmişlerdir. Orta Çağ’ın Macar vakayinameleri de Sekellerin Atilla’nın torunları olduklarını ve Macarlar geldiklerinde orada bulunduklarını kaydetmektedirler.

Bazı tarihçiler ise Sekellerin bölgeye Macarlardan evvel geldiklerini fakat Hunların değil Avarların torunları olduklarını kabul etmektedirler. Bazıları ise Macarlarla beraber geldiklerini ve Esegel veya Eskil denilen topluluğun torunları olduklarını düşünmektedirler. (İsimleri Arap ve İran kaynaklarında sadece S’k’l sessizleri ile kaydedilmiştir). Bu topluluğun anavatanı bugünkü Başkurdistan civarıdır. Bir diğer grup tarihçi ise Hazar İmparatorluğu’ndan gelen Kabarlar olduklarını düşünmektedir.

Ataları kim olursa olsun, Sekel kültürü, eski sosyal ve siyasi teşkilatlanmaları göstermektedir ki kesinlikle bir Türk Boyu ile ilişkilidirler.  Sekeller,  eski Göktürk Alfabesi’ne çok benzer bir alfabe olan kendi alfabelerine sahiptirler. Milli renkleri mavidir ve üzerinde altın sarısı bir güneşle gümüş rengi bir hilal olan bayrakları gök mavisidir. Sekellerin 6 boyu ve her boyun 4 kolu vardı. Birçoğunun adı Türkçedir. Ayrıca, Sekeller Macar Ağızları konuşmalarına karşın, dillerinde Macarcadakinden daha katı bir ünlü uyumu söz konusudur.  Yine bu özellik de dillerinin Türkçe ile olan ilgisini göstermektedir.

Macarların gelişinden sonra Sekeller, sınırları korumak için bu bölgelere dağıtıldılar. Savaş zamanında görevleri hücum durumunda öncü kuvvet olarak, geri çekilme durumunda ise artçı kuvvet olarak savaşmaktı.

Daha sonra, 11. yy.ın başından itibaren Sekeller önce güney, sonra da doğu sınırlarını korumak amacıyla çoğunlukla Transilvanya’da toplandılar. Burada teşkilatlanarak Latince (zamanın resmi dili) Regnum Siculorum (Sekel Krallığı) dedikleri ülkelerini oluşturdular. Bu ülke Macar nüfusunun bulunduğu bölgelerden farklı bir şekilde teşkilatlanmıştı. İlçeler yerine, ‘sedes’ (makam sandalyesi) denilen yönetim birimlerine ayrılmışlardı. Her bir makamın kendi meclisi vardı; fakat tüm milleti ilgilendiren konularla bir üst kurum olan Sekel Milli Meclisi ilgileniyordu. Ülke Sekellerin içişlerine müdahale etmeyen Macar Kralları tarafından derebeylik olarak tanınıyordu. Buna karşılık Sekeller de geleneksel askeri görevlerini yerine getirmek durumundaydılar.

1526’da Macar Devleti’nin çökmesinden sonra Osmanlı Sultanları da Sekel Muhtariyeti’ni tanıdılar.

Fakat Transilvanya’nın Macar yöneticileri bu toprakları işgal edip buralarda yaşayan insanları kendi hizmetleri için kullanmak amacıyla Muhtar Sekel Devleti’ni ortadan kaldırmaya niyetlendiler. Bu müdahale bir takım savaşlarla ve haklarını savunan Sekellerin isyanlarıyla karşılık buldu. Sekellerin bu özerk durumu Avusturya İmparatorluğu’nun 18. yy.da Transilvanya’yı işgal etmesinden sonra daha büyük bir darbe aldı. 1848’de Avrupa’yı silip süpüren ihtilaller dalgası Transilvanya’ya ve Sekelistan’a da ulaştı. Sekeller kendi hükümetlerini kurmak istediler fakat Macarlar buna karşı çıktı ve Sekel ileri gelenlerini Macar İhtilali’ne katılıp siyaset işlerini Macarlar’a bırakmaya ikna ettiler. Sekeller bunu kabul ettiler ve askeri güçleri ile birlikte Macarlar’a katıldılar.

Bu gelişmelerin zamanlaması Macarlar için isabetli olmuştu çünkü Transilvanya Macarları, Romanya’nın sebep olduğu korkunç bir felaketle karşılaşıyordu. Romenler, tarih sahnesinde ilk kez 10 yy.’da Bizans Kaynakları’nda Balkanlarda yaşayan yarı göçebe bir topluluk olarak kaydedilmişlerdir.1 13. yy.’dan itibaren Transilvanya’nın birçok bölgesine sızıp yerleşmiştirler.

Romen tarih kitaplarından bir kaçını okuduğumuzdaysa, Romenlerin eskiden beri Transilvanya bölgesinde yaşadıklarını, her zaman nüfusun çoğunluğunu oluşturduklarını “öğrenebilmekteyiz.” Bu kitaplara göre, Romenler mütemadiyen yerleşik, barışçıl ve zeki insanlardı; Avrupa’da yüksek bir medeniyet geliştiren ve hatta bazı yönlerden Yunan ve Roma medeniyetlerinden  de  üstün  olan  ilk   yerleşimciler   arasındaydılar.   Bu kitaplarda Romenlerin yerliliğinin “en eski dönemlere” uzandığına gayr

1 Mart 2018 Perşembe

Attila'nın Torunları-Sekel Türkleri (Sekelistan)

CENTRAL ASIAN TURKISH POPULATIONS.



KARAÇAY MŰKÖDIK GURUBU.



Kedves Sekel testvéreim, soha nem vagytok egyedül, közép-ázsiaiak vagyunk, a barátaink vagyunk, mint a világ török ​​kongresszusa
harcolunk veled a tisztességes zászló szabad virágzásáért Európa közepén élünk
ez a szégyen Európa kettős mérce Most azt mondjuk, hogy a török ​​államoknak ismerniük kell Önt
Az ország közepén az egyetlen ország, amely az Ayyildiz zászlóját integette. Tehát srácok vagyunk az éhes Blackbirdsek. Atilla kagan
Mi vagyunk a halottkémek, ugyanazok vagyunk, elítéljük a romániai elnyomásokat.
sokat kell még tenniük a függetlenségért folytatott küzdelmükön kívül,
ez egy autonóm régió, de a függetlenség vágya zárolásra kerül.
és a guruk a törzsek leszármazottaiban Európa tüdején zászlókat lobognak Türk Atillla kaanın
Unokák Most ez a regency véget kell vetni

Attila'nın Torunları-Sekel Türkleri (Sekelistan)

CENTRAL ASIAN TURKISH POPULATIONS.



KARAÇAY MŰKÖDIK GURUBU.



Kedves Sekel testvéreim, soha nem vagytok egyedül, közép-ázsiaiak vagyunk, a barátaink vagyunk, mint a világ török ​​kongresszusa
harcolunk veled a tisztességes zászló szabad virágzásáért Európa közepén élünk
ez a szégyen Európa kettős mérce Most azt mondjuk, hogy a török ​​államoknak ismerniük kell Önt
Az ország közepén az egyetlen ország, amely az Ayyildiz zászlóját integette. Tehát srácok vagyunk az éhes Blackbirdsek. Atilla kagan
Mi vagyunk a halottkémek, ugyanazok vagyunk, elítéljük a romániai elnyomásokat.
sokat kell még tenniük a függetlenségért folytatott küzdelmükön kívül,
ez egy autonóm régió, de a függetlenség vágya zárolásra kerül.
és a guruk a törzsek leszármazottaiban Európa tüdején zászlókat lobognak Türk Atillla kaanın
Unokák Most ez a regency véget kell vetni

Attila'nın Torunları-Sekel Türkleri (Sekelistan)

CENTRAL ASIAN TURKISH POPULATIONS.



KARAÇAY MŰKÖDIK GURUBU.



Kedves Sekel testvéreim, soha nem vagytok egyedül, közép-ázsiaiak vagyunk, a barátaink vagyunk, mint a világ török ​​kongresszusa
harcolunk veled a tisztességes zászló szabad virágzásáért Európa közepén élünk
ez a szégyen Európa kettős mérce Most azt mondjuk, hogy a török ​​államoknak ismerniük kell Önt
Az ország közepén az egyetlen ország, amely az Ayyildiz zászlóját integette. Tehát srácok vagyunk az éhes Blackbirdsek. Atilla kagan
Mi vagyunk a halottkémek, ugyanazok vagyunk, elítéljük a romániai elnyomásokat.
sokat kell még tenniük a függetlenségért folytatott küzdelmükön kívül,
ez egy autonóm régió, de a függetlenség vágya zárolásra kerül.
és a guruk a törzsek leszármazottaiban Európa tüdején zászlókat lobognak Türk Atillla kaanın
Unokák Most ez a regency véget kell vetni

Attila'nın Torunları-Sekel Türkleri (Sekelistan)

CENTRAL ASIAN TURKISH POPULATIONS.



KARAÇAY MŰKÖDIK GURUBU.



Kedves Sekel testvéreim, soha nem vagytok egyedül, közép-ázsiaiak vagyunk, a barátaink vagyunk, mint a világ török ​​kongresszusa
harcolunk veled a tisztességes zászló szabad virágzásáért Európa közepén élünk
ez a szégyen Európa kettős mérce Most azt mondjuk, hogy a török ​​államoknak ismerniük kell Önt
Az ország közepén az egyetlen ország, amely az Ayyildiz zászlóját integette. Tehát srácok vagyunk az éhes Blackbirdsek. Atilla kagan
Mi vagyunk a halottkémek, ugyanazok vagyunk, elítéljük a romániai elnyomásokat.
sokat kell még tenniük a függetlenségért folytatott küzdelmükön kívül,
ez egy autonóm régió, de a függetlenség vágya zárolásra kerül.
és a guruk a törzsek leszármazottaiban Európa tüdején zászlókat lobognak Türk Atillla kaanın
Unokák Most ez a regency véget kell vetni

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


KARAÇAY TÜRKLERİ ÇALIŞMA GURUBU.




Değerli Yüce Türk milleti Türklük ile ilgili ne Orta Asya da nede kafkaslarda çok derinlemesine bir araştırma yapılmamış
Türklüğün çıkış yeri Orta Asya olduğu kabul edildiğine göre bu kavimler göçüne katılan kavimlerin büyük bir çoğunluğu
Türk kavimleri olduğu bilinmesine rağmen bu konu üzerinde hiç çalışma yapılmamış Türklük ile ilgili bilgiler yüzeysel
olarak kalmıştır bugün Norveçli profösör olaf johansen bu çalışmaları yapmasa idi bu konular tam anlamıyla bile miyecekti
ve Türk milleti hakkın da yaptığı çalışmaların altında bu bğüyük milletin bukadar basit ve kültürsüz bir millet olmadığını
ortaya koymak için çalışmış yansız tarafsız bir bilim adamı ciddiyeti ile çalışmış ve bunu ortaya koymuştur yani eğer o
çalışmalar yapılmasa idi vikinglerin,Cermenlerin Utukların volga bulgarlarının tatarların,ve diğer kavimlerin Türk kavimi
olduğunu bilen varmıydı sadece hunlar ve oğuzlar Türk olarak biliniyordu çerkeslerin utuk kavminin devamı olduğunu
kim biliyordu bunu biz çerkesler bile bilmiyorduk Türk lük ile ilgili araştırma yapılması için Türk dil tarih kurumu kurulmuş
ve bu araştırmala<rın yapması için görevlendirmiştir fakat ölümünden sonra bu çalışmalar yapılamamıştır yani bu orta asya
Türk kavimler göçü ortaya çıktığından beri rahatsız olmuştur Göbek tepe höyük ünde yapılan araştırmalarda 12 bin yıl,a  varan
bir Türk Kültür ve medeniyeti ortaya çıkmıştır yani bu kazıları takip edenler şunu çok iyi görmelidirki göbek tepe de bulunan
kaya oyma yazılar Türkçe dir ve bu da anlaşılıyorki bu eserler Anadolu nun Türklüğün nekadar zamandır Anadolu da olduğunun
belgesi dir ve orda çıkan yazıtlar Türklüğün tapu senedidir.